Cumhuriyetimizin 102. Yılı Kutlu Olsun

Menu

Menu

Mali Müşavir / SPK Bağımsız Denetçi

Menu

Haberler

Bağımsız Denetime tabi şirketlerde denetçinin görüş vermekten kaçınması veya olumsuz görüş vermesi halinde yapılması gereken hususlar?

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 403’üncü maddesinin birinci fıkrasında denetçinin, denetimin sonucunu görüş yazısında açıklayacağı ve bu yazının Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu 'nun belirlediği esaslar çerçevesinde, denetimin konusu, türü, niteliği ve kapsamı yanında denetçinin değerlendirmelerini de içereceği hüküm altına alınmıştır. Şirket defterlerinde, denetlemenin bu bölüm hükümlerine uygun bir şekilde yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması veya şirket tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması hâlinde denetçinin, bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini açıklayarak görüş vermekten kaçınabileceği ve kaçınmanın olumsuz görüşün sonuçlarını doğuracağı aynı maddenin ilgili fıkrasında belirtilmiştir. Denetçinin görüş vermekten kaçındığı veya olumsuz görüş…
Yazının Devamı

Hangi durumlarında genel kurul toplantısı yapılamaz..?

· Anonim Şirketlerde, Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu olan Genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin bulunmaması. · Çağrısız ya da Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile çağrısı yapılmadan toplanan genel kurullarda tüm pay sahiplerinin asaleten veya temsilen hazır bulunmaması · Çağrısız ya da Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile çağrısı yapılmadan toplanan genel kurullarda tüm pay sahiplerinin asaleten veya temsilen hazır bulunmalarına rağmen aralarından birinin toplantının yapılmasına itirazda bulunması. · Toplantının yapılmasının mahkeme kararıyla durdurulması hallerinde genel kurul toplantısı yapılamaz. Ayrıca, Anonim Şirketlerden Esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olan şirketlerde değişikliğe ilişkin iznin alınmamış olması halinde gündemde yer alan esas sözleşme değişikliğinin görüşülemeyeceğini ve…
Yazının Devamı

ŞİRKET MÜDÜRÜ VEYA YÖNETİM KURULU ÜYESİ İSTİFASI VE TESCİLİ

Bu yazımda, Limited ve Anonim Şirketlerde şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesinin istifa etmesi durumunda, yapılacak işlemlere değinmek istiyorum. Bilindiği üzere, Limited Şirketlerde en az bir ortağın temsile yetkili şirket müdürü olması, Anonim Şirketlerde ise en az bir yönetim kurulu üyesinin (ortak olup olmamasına bakılmaksızın) sınırsız olarak temsile yetkili olması kanun hükmüdür. Bu nedenle, istifa etmek isteyen müdür veya yönetim kurulu üyesinin öncelikle şirketin idari organ yapısına göre hareket etmesi uygun olacaktır. Şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesi, haklı gerekçelerle istifa etmek istediğinde, istifa ettiğine dair beyanını yazılı olarak veya noterler aracılığıyla şirkete bildirmesi gereklidir. Şirket idare organının birden fazla…
Yazının Devamı

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLIKTAN ÇIKMA VE ÇIKARILMA HALLERİ

Çok ortaklı bir limited şirket kurulduğunda, şirketin sürekliliği, verimli ve kârlı  bir şekilde hedeflerine ulaşması ile birlikte ortaklarının uyum içerisinde olması temenni edilse de bazen durum istenildiği gibi olmayabilir. Ortağı şirketten çıkarmak veya ortağın şirketten çıkması gerekli olabilir. Ortaklar, uygulamada en çok pay devri yoluyla şirketten ayrılmaktadırlar. Çok fazla sorulan, faydalı olacağını düşündüğüm, şirketten ayrılma ile ilgili diğer durumlardan  “şirketten çıkma ve çıkarılma ” hususlarına bu yazımda değinmek istiyorum. Limited şirketlerde ortaklıktan çıkma halleri:  1-Şirket sözleşmesinde çıkma hakkının öngörülmesi: Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Sözleşmede verilen bir hak dolayısıyla ortaklıktan çıkarken dava…
Yazının Devamı

İnternet Üzerinden Verilen E-Öğrenme Hizmetlerinin Vergilendirilmesi

İnternet üzerinden sunulan eğitimlerin vergilendirilmesi konusu, güncel teknolojik gelişmelerle birlikte daha da önemli hale gelmiştir. Bu eğitimler, internetin erişilebilirliğinin artmasıyla birlikte çeşitli alanlarda yaygınlaşmıştır, özellikle e-öğrenme olarak anılan ve çevrimiçi derslerin sunulduğu uygulamalar popüler hale gelmiştir. Bu bağlantılı, çevrimiçi dersler genellikle ilköğretim, ortaöğretim ve üniversite seviyelerinde eğitim desteği sağlamak veya sınavlara hazırlık amacıyla düzenlenmektedir. Ücretleri ise kredi kartı veya havale ile tahsil edilmektedir. Ancak bu çevrimiçi eğitimlerin yaygınlaşması vergilendirme konusunda bazı sorunlara yol açmaktadır. İnternet dersleri ve kurslar hem şahıslar hem de şirketler tarafından sunulabilir ve vergilendirmesi, hizmet sunanın bir şahıs mı yoksa bir şirket mi olduğuna bağlı olarak farklılık…
Yazının Devamı